Böbrek Yetmezliği ve Diyaliz

Böbrek Yetmezliği ve Diyaliz


Kronik böbrek yetmezliği böbreğin kanı temizleyememesi ve vücudun sıvı elektrolit dengesini ayarlayamaması sonucu gelişir. Klinikte üre ve keratinin değerleri yükselir. Bu hastalığın son döneminde hastalarda halsizlik, kansızlık, vücutta sıvı toplanmasına bağlı şişlikler görülebilir. Bu dönemde nefroloji uzmanlarının görüş ve önerileri ile diyaliz tedavisine başlamak gerekebilir.

Tedavi: Böbrek yetmezliği takip ve tedavisi nefroloji doktorlarınca yapılır. Kalp ve damar cerrahisinin bu hastalardaki görevi hastaların diyalize girebileceği uygun erişim yolunu sağlamaktır.Erişim yolu oluşturmak amacıyla hastalara geçici ve kalıcı diyaliz kataterleri ile A.V.Fistül işlemleri yapılır.

Geçici Kataterler: Tercihen hastanın boynundaki ana toplar damardan sağ kalp boşluğuna ilerleyen plastik bir borucuk takılır. Hasta buradan hızlı bir şekilde diyalize alınabilir. Enfeksiyon riski bir miktar yüksektir, kullanım süresi kısadır.

Kalıcı Kataterler: Aslında bu kataterler tünelli kataterlerdir. Geçici kataterlerde farklı olarak cildin altından ilerletilir.Cilde giriş noktasında bulunan keçe benzeri yapı sayesinde daha uzun süreli ve düşük enfeksiyon riski ile kullanılabilir.Genellikle A.V.Fistül şansı olmayan hastalarda tercih edilir.

A.V.Fistül: Günümüzde uzun süreli diyaliz tedavisi gereken hastalardaki en güvenilir ve konforlu erişim yolu, hastanın atar ve toplar damarları arasında oluşturulan A.V.Fistüllerdir.

A.V.Fistül operasyonlarında hastanın yüzesyel toplar damarı atar damarına bağlanmakta ve toplar damardaki kan akımı artırılmaktadır. Böylece diyaliz hemşiresi hastayı diyalize rahat bir şekilde alabilmektedir.Bilinmesi gereken önemli bir husus yapılan A.V.Fistülün kullanılabilir hale gelmesi (olgunlaşması) için en az 1 ay kadar süre gerektiğidir.Bu nedenle hastanın diyaliz programına alınmasına karar verildiğinde en az 3-6 ay öncesinden fistülünün hazırlanması gereklidir .Bu durum yapılan fistülün ömrünü uzatmanın yanında fistülün olgunlaşma süresi içinde kateter kullanımı ihtiyacını da ortadan kaldırmaktadır.

Kliniğimizde bütün geçici ve kalıcı kateter uygulamaları ultrason ve skopi (anjiyografi cihazı) ile yapılmaktadır. Böylece hem başarı oranları artırılmakta hemde ölümcül dahi olabilecek bir çok komplikasyonun önüne geçilmekte veya azaltılmaktadır.

A.V.Fistül operasyonlarında da aynı şekilde her hasta işlem öncesi ultrason ile değerledirilmekte gereğinde anjiyografi yapılmaktadır.Böylelikle hasta gereksiz cerrahi işlemlere maruz kalmamakta yapılan fistüllerin başarı oranı ise çok yükseltilmektedir.Uygun yüzeyel toplar damarı olmayan hastalarda ise enfeksiyon riskleri yüksek olan suni damar kullanmak yerine derin toplar damarlar yüzeyselleştirilerek A.V.Fistüller oluşturulmaktadır.

A.V.Fistül Revizyonları: A.V.Fistüllerde yapıldıktan belirli bir süre sonra çeşitli sorunlar izlenir.Bunlar fistül damarında daralma,tıkanma veya çok çalışmasına bağlı kolun kansız kalması gibi durumlardır.Bu aşamada bu sorunların doğru tespiti ve tedavisi yapılamazsa fistül kaybedilebilir.Hasta katater ve yeni fistül operasyonu gibi ek müdahelelere ihtiyaç duyabilir.Özellikle fistül üzerinde thrillin zayıflaması, thrill yerine nabız alınması kolun şişmesi, diyaliz sonrası iğne yerlerinde uzamış kanamanın olması ve fistül üzerinde balonlaşmalar görülmesi bu tür problemlerin geliştiği yönünde uyarıcıdır. Kliniğimiz bu hasta grubu üzerinde yoğun bir tecrübeye sahiptir. Bu hastalara ultrason ve venografi gibi tetkiklerle kesin tanı konulmaya çalışılıp, birçok hastada ameliyata gerek kalmadan endovasküler olarak (Angiyoplasti, Balonplasti) tedavi uygulanmaktadır.